1- Takoğraf cihazının kullanılmasındaki başlıca amaç nedir? A- Bir cihaz kulanıyor olmanın vereceği hazzı yaşatmak. B- Sürücünün içtiği sigara sayısını hesaplamak. C- Sürücünün uyuklayıp uyuklamadığını anlamak. D- Sürücünün vereceği molaları önceden haber vermek. 2- Ticari amaçla yük ve yolcu taşımacılığı yapan araç sürücüleri 24 saatlik herhangi bir süre içinde devamlı olarak en fazla kaç saat araç kullanabilir? A- Uykusu gelene kadar. B- Toslayana kadar. C- Yakıtı bitene kadar. D- 24 saat. 3- Aşağıdaki taşıtlardan hangisinde sürücülerin ve yolcuların sigara içmesi yasaktır? A- Üç tekerlekli bisikletlerde. B- Uzay mekiklerinde. C- Denizaltılarda. D- At arabalarında. 4- Sürücüler kullandıkları araçların hızlarını aşağıdakilerden hangisine göre ayarlamak zorundadırlar? A- Aracın markasına modeline ve tipine göre. B- Hız göstergesinin çalışıp çalışmadığına göre. C- Sürücüde frengi hastalığı olup olmamasına göre. D- Yolda trafik ışığı veya trafik polisi bulunup bulunmamasına göre. 5- Aksine bir işaret bulunmadıkça otoyolda otobüsler için azami hız saatte kaç kilometredir? A- 200 B- 250 C- 275 D- 300 6- Saatte 190 km hızla giden bir TIR, karşı istikametten gelmekte olan ve saatteki hızı 60 km olan bir walksvogenle çarpışıyor ve TIR&rsquoın sürücüsü Haluk Özarslan, ön kabinde sıkışıyor? A- Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez imiş. B- Walksvogen sürücüsüne nolmuştur kim bilir, dimi lan. C- Iki tarafın da sigorta şirketi batık oluduğu için, zararlarını tazmin ettiremezler. D- Hazır Haluk Abi ambulans beklerken ben yengeye bir yoklama çekerim. 7- Saatte 90 kilometre hızla seyreden bir sürücü önündeki aracı kaç metreden takip etmek zorundadır? A- 30 cm B- 45 cm C- 60 cm D- 75 mm 8- Kilometre olarak hızın yarısı kadar metre size neyi hatırlatır? A- Silah çekme mesafesini. B- Kesişme mesafesini. C- Tabakhane mesafeseni. D- Cezaevi mesafesini. 9- Önünüzdeki bir aracı sollayıp geçmek istediğinizde uymak zorunda olduğunuz kurallardan biri aşağıdakilerden hangisidir? A- Öndeki sürücünün bir gaflet anını yakalayıp, gazı köklemek. B- Çevrede trafik polisinin olmadığından emin olmak. C- Mangal gibi yüreği olmak. D- Hızlı yaşa genç öl prensibine sadık olmak. 10- Önümüzdeki bir aracı sollayıp geçmek için bu araca ne kadar mesafe kala sol şeride geçmeye başlanır? A- Iki karafatma boyu kadar. B- 10 futbol sahası kadar. C- 5 karınca boyu kadar. D- 1 milim kala. 11- Hangi durumlarda araçların sağından geçilir? A- Yolun sağ tarafı boş olduğu zaman. B- Canımız istediği zaman. C- Yerde para bulma ihtimali varsa. D- Sağ görüşlüysek. 12- Kavşaklara, dönemeçlere, tepe üstlerine yaya okul ve demiryolu geçitlerine, iki şeritli ve iki yönlü köprü ve tünellere yaklaşırken aşağıdakilerden hangisinin yapılması yasaktır? A- Çimenlere basmak. B- Balgam çıkarmak. C- Namaz kılmak. D- Zekat vermek. 13- Sizi geçmek isteyen sürücülere karşı aşağıdakilerden hangisinin yapılması yasaktır? A- El hareketi çekmek. B- Oleeeeey demek. C- Kuruyemiş kabuğu atmak. D- Kafasına kriko atmak. 14- Sizi geçmek isteyen bir sürücünün geçiş işaretini alınca ne yapmak zorundasınız? A- Sen kime işaret çekiyosun len labunya demek zorundayım.. B- Hiçbir mecburyetim yok kafama göre takılırım. C- Geç lan geç, zaten felek vurmuş, demek zorundayım. D- Geçişin emniyetli olması için havanın karamasını beklerim. 15- Dönüş yapan sürücüler geçiş hakkını kime vermek zorundadırlar? A- Bayan sürücülere. B- F-16&rsquolara. C- Deniz otobüslerine. D- Kim Bassinger&rsquo a. 16- Karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz ve özel amaçlı taşıtlarla iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörlerin genel adına ne denir? a) Cant kapağı. b) Şanzıman. c) Distrübütör. d) Arama motoru. 17- Kesik kesik çizilmiş olan yol çizgisi boyunca aşağıdaki hareketlerden hangisi yapılabilir? a) Yarım ekmek arası döner yenebilir. b) Sevgilimiz varsa dudak dudağa öpüşülebilir. c) Arkadaşımız varsa “bizim takım size nasıl taktı” muhabbeti yapılabilir. d) Idrar tahlili yapılabilir. 18- Arızalı araç ile bunu çeken araç arasındaki bağlantı neyle yapılmalıdır? a) ADSL ile. b) KABLONET ile. c) Makara ipiyle. d) Gemici halatıyla. 19- Araçtaki kornanın aşağıdaki hallerden hangisinde kullanılması zorunludur? a) Tuttuğumuz takım şampiyonlar liginde tur atladığı zaman. b) Benzine zam yapıldığı zaman. c) Yolda gördüğümüz bir tanıdığımızı aniden korkutmak için. d) Kendimizi yalnız hisettiğimiz zaman. 20- Aşağıdakilerden hangisi tedbirsiz ve saygısız araç sürme sayılır? a) Araç sürerken bacak bacak üstüne atarsak. b) Trafiği düzenlemeye çalışan trafik polisine tampon değdirirsek. c) Radara yakalanırsak. d) Içinde manitamız varken yavaş sürersek. 21- Okul taşıtlarının arkasındaki “DUR” ışığının yanması ne anlama gelir? a) Çocuklar sınavdan yeni çıktı acayıp sinirliler, dikkat edin kendinize. b) Çocuklar sınavdan yeni çıktı acayıp sinirliler, dikkat edin kendinize. c) Çocuklar sınavdan yeni çıktı acayıp sinirliler, dikkat edin kendinize. d) Hepsi. 22- Kontrolsüz demiryolu geçitlerine yaklaşırken nasıl hareket edilir? a) Ayakuçlarına basarak sessizce geçilir. b) Tren gelir hoş gelir türküsü terennüm edilir. c) Kara tren gecikir belki hiç gelmez türküsü söylenir. d) Hızlı hareket edilir. 23- Ülkemizde “uluslararası sürücü belgesi” aşağıdaki kuruluşlardan hangisi tarafından verilmektedir? a) Microsoft b) HP c) Linux d) Toplu Konut Idaresi Başkanlığı. 24- Katalik konvektörler egsozdan çıkan zehirli gazlar üzerinde ne gibi etkiler yapar? a) Kötü bir intiba bırakırlar. b) Güzel etki yaparlar. c) Ühüüü ne yapmazlar ki. d) Fotosentez yaparlar. 25- Benzinle çalışan bir araçta hava filtresi tıkalı ise aşağıdakilerin hangisine sebeb olur? A- Araba oksijensizlikten sizlere ömür. B- Sürücünün canı sıkılır. C- Allah bir filtreyi kaparsa başka bir filtreyi açar. D- Motor çırpına çırpına boğulur. 26- Araçta motor yağı kontrolü hangi bakımda yapılır? A- Saatte 1. B- 15 dakkada 1. C- 25 yılda 1. D- Yüzyılda 1. 27- Aşağıdakilerden hangisi yakıt tasarrufu sağlar? A- Arabayı hiç kullanmamak. B- Yakıtın içine su katmak. C- Yakıtın içine şalgam suyu katmak. D- Hiç yakıt almamak. 28- Aşağıdakilerden hangisi motorun parçalarından biridir? A- Şoför, B- Cant kapağı. C- Oto alarmı. D- Egsoz borusu. 29- Donmayı önlemek için radyatöre ne ilave edilir? A- Kaynamış su. B- Kaynamış rakı. C- Ince doğranmış maydonoz. D- Biraz tuz ve biber. 30- Araç ilk yardım çantasında gerekli olan malzemenin miktarını etkileyen aşağıdakilerden hangisidir? a- Sürücünün kaza yapma kapasitesi. b- Sürücünün döviz rezervi. c- Merkez Bankası reeskont oranları. d- Hal fiyatları. Değerlendirme ve Sonuç: En çok A işaretleyenler: Elli kere dedim kırmızı ışıkta geçmeyin diye, laf dinleyin azıcık. En çok B işaretleyenler: Trafik polisine rüşvet teklif etmeyin lan, sıkacak bir gün kafanıza göreceksiniz gününüzü. En çok C işaretleyenler: Bu sene grip olmayacaksınız C&rsquoler sayesinde
En çok D işaretleyenler: En yakın karakola müracaat ediniz. Hiçbir harfi işaretlemeyenler: Işaretleseydiniz akıllım )
temel ile dursun
temel ile dursun ormanda kamp kurmuşlar bir ara temel dursuna seslenmiş. Dursun şu ormanın güzelliğine bak… dursun şöyle bir etrafına bakmış ağaçlardan başka birşey göremiyorum ki demiş…
Health care errors impact 1 in 10 patients
Errors in medical care affect 10 percent of patients worldwide, according to the United Nations health agency, which issued a checklist on Wednesday to help doctors and nurses avoid common mistakes.
The nine key points listed by the World Health Organization (WHO) include double-checking similar-sounding medication names, ensuring patients are correctly identified and improving hand hygiene to avoid preventable infections.
“Health care errors affect one in every 10 patients around the world,” WHO Director-General Margaret Chan said in a statement. “Implementing these solutions is a way to improve patient safety.”
The WHO urged health workers to improve communication and assure medication accuracy during transitions in patient care, carefully control concentrated electrolyte solutions, avoid misconnections in catheters and other tubing, use injecting devices only once, and ensure the correct procedure is performed at the right place on the body.
Liam Donaldson, chair of the WHO’s World Alliance for Patient Safety and Chief Medical Officer for Britain, said the checklist should help reduce “the unacceptably high number of medical injuries around the world.”
At any one time, some 1.4 million people worldwide suffer from hospital-acquired infections, according to WHO figures. One in every 136 patients in the United States becomes severely ill as a result of an infection caught in hospital.
msnbc-health
Isıtan sutyen üretildi
Japonlar, soğuk kış günlerinde kadınları ısıtacak sutyen geliştirdi. Sutyen, mikrodalga fırınında ya da benmari yöntemiyle ısıtılıyor.
Triumph International adlı firma, tanıtımını yaptığı sutyenin içinde jel dolu yastıkçıklar bulunduğunu, jelin mikro dalgada ya da benmariyle ısıtıldığını bildirdi. Isıtılan sutyeni takan kadın, en soğuk havalarda bile kolayca ısınarak rahat edecek.
Sutyenin, işyerlerinde enerji tasarrufu sağlanması ve çevrenin korunması amacıyla kalın giyinilmesi yolundaki kampanyayı desteklemek için üretildiği belirtildi.
Firma, yeni sutyeni ”termik” özellikli başka giysiler de geliştirdikten sonra piyasaya süreceğini açıkladı.
Önce damat sonra gelin!
Tony Lowles veya Sarah Wright, hem erkek hem de kadın olarak dünya evine girerek, eşine ender görülen bir olayın kahramanı oldu… Yıllarca erkek olarak yaşayan ve Geraldine adlı kadınla hayatını birleştiren Tony için hayat mükemmeldi.
Karar vermek zordu
Ancak geçen süre, Tony’nin içindeki karşı cins, kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Artık buna daha fazla dayanamayan Tony, bir süre sonra eşinden boşandı. Hızını alamayan Tony, kadınlığı karar verip ameliyat oldu. Hayatının geri kalan bölümünü kadın olarak geçirmeye karar veren Tony, adını da Sarah olarak değiştirdi. Yani Tony, gitti Sarah geldi.
Evlenme teklifi yapıldı
Artık yeni kadın Sarah’ın sevgilileri erkekti. Fakat 3 yıl önce tanıştığı Neil adındaki bir adama aşık olan Sarah, diğer bir deyişle Tony bir kez daha evlenmeyi can atıyordu. Neil de, Sarah’a evlenme teklifinde bulunca, evlilik hazırlıklarına başladı.
Aşık ahtopot!
Erkek ahtapot eğildi hafif bir sesle dişi ahtapotun kulağına fısıldadı:
-Ne güzel bir gece değil mi sevgilim?…Mehtap,yıldızlar,sen,ben…Ve bu güzel gecede seninle ikimiz böyle kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola dolaşıyoruz…
Beden Temizliği
İyi ve güzel olanı ifade eden “temizlik” kelimesi, beden ile ilgili olarak kullanıldığında, çeşitli kirlerden uzaklaşmayı ve paklığı ifade eder.

İnsan elinin karışmadığı tabiatın ortak özelliği, temiz olmasıdır. Kara deliklerden temizlikçi mikroorganizmalara kadar, çeşitli mekânizmalarla en güzel şekilde yerine getirilen görevlerden biri temizliktir. Bu da gösteriyor ki, fıtrî prensiplerin başında temizlik gelir. Ölen hemcinsini toprağa gömen kargadan, gözü temizleyen kapaklardan, yeri süpüren rüzgâr ve tozunu yatıştıran yağmurdan temizlik dersi alınabilir. İnsan da yaratılış itibariyle temizdir. İnsanlar arasında temizliğe atfedilen değer dikkat çekicidir. Semavî dinlerin beden temizliği ve su temizliğine verdiği ehemmiyet büyüktür.
İnsanlığın henüz temizliğin ne olduğunu tam olarak bilmediği bir dönemde, İslamiyet’in maddî ve manevî temizliği esas alan inanç sistemi; yüzlerce yıldan beri insanlığın hâlâ ulaşmaya çalıştığı temizlik ufuklarına ışık tutmuş ve tutmaktadır. Aşağıdaki âyetler buna güzel bir misaldir:
“… Allah çok temizlenenleri sever.” (Tevbe, 108).
“Şüphesiz, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever.” (Bakara, 222).
“Elbiseni tertemiz tut. Kötü şeyleri terket..” (Müddesir, 4-5).
İnsanlığın numunesi olan Zât’ın temizliğini, hadislerine de yansımış buluruz: “Tuhûr, yani maddî temizlik ve tövbe, imanın yarısıdır.” (Müslim, Tahare-1) Peygamberimiz (sas)’in daha nice ibadete ve beşerî hale ait temizlikle ilgili beyanları vardır.
Ferdî temizliğin içtimaî önemi
İnsanlar temizliğe riayet etseler de etmeseler de karşılarındaki kişilerden temiz tutum ve davranışlar bekler. Temiz olma ve temiz görünme; toplum içinde emniyet, saygınlık, itibar vesilesidir. Toplum içine maddî temizliğe riayet etmeden çıkan kişilere Efendimiz (sas)’in ikâzı güzel bir örnektir. Efendimiz (sas): “Sizden biri bana gökten haber soruyor, halbuki tırnakları uzamış, pislik ve yemek kırıntıları dolmuştur.” ve “… Benim yanıma dişleriniz sararmış ve ağzınız kokar vaziyette gelmeyiniz.” (C. Sagîr 2/72) beyanlarıyla ferdî temizliğin içtimaî yönüne dikkat çekmiştir.
Nasıl bir beden temizliği
Beden temizliği, vücudumuza ait bazı kısımların temizlik ve bakımı ile elbise, çorap ve ayakkabıların temizliğini içine alır. Temizliği önem arz eden vücut kısımları şunlardır: eller, ayaklar, tırnaklar, ağız ve dişler, gözler, burun ve kulaklar, saç-sakal ve avret bölgeleri…
Genel vücut temizliği
Vücut temizliği derinin kir ve salgılardan arındırılması için, sabun ve 37-38 oC sıcaklıktaki suyla yıkanmasıdır. Her gün, değilse iki günde bir, en geç haftada bir defa yıkanmalıdır. Peygamber (sas)’in hiç olmazsa haftada bir kere vücudun tamamen yıkanmasını ve her türlü kir, pis kokudan arındırılmasını tavsiye ettiği bilinmektedir.
Su ile temasın vücudun elektrik yükünü dengelediği, ılık/sıcak suyla yıkanmanın asabî ağrıları azaltıp giderdiği, çeşitli romatizmal hastalıklara iyi geldiği, günlük gerginlikleri azalttığı, ferahlık ve zindelik verdiği, kan dolaşımını uyardığı, cild sağlığına iyi geldiği bilinmektedir. Bu faydaların bir kısmı, soğuk duş/banyo ile de temin edilebilmektedir. Soğuk duş alamayanların, hiç olmazsa ılık-sıcak duştan sonra el, kol, yüz, ayak ve bacaklarını soğuk suya tutmaları faydalı olur. Aşırı sıcak su ile temas ve aşırı keselenme cild sağlığını bozar.
Temizlenmede herkesin kullandığı havuzlardan uzak durulmalı, tedavi maksatlı olanlar dışında durgun su ve küvette yıkanmamalıdır. Uzakdoğu ve Batı’da küvet ve fıçı gibi durgun suda yıkanma alışkanlığı yaygındır. Temizlik ve sağlık için uygun olanı duş tarzındaki yıkanmadır.
Dinimizin mühim bir emri olan boy abdesti (gusül) genel vücut temizliğinin çok önemli bir boyutudur.
El ve yüz temizliği
Dış ortamla teması ve çok kullanılması sebebiyle el temizliği önemlidir. Yemekten önce ve sonra, uyandıktan sonra, gıda işleriyle uğraşırken, yemek hazırlarken, hayvanlara dokunduktan sonra, bebek ve hasta bakımından önce ve sonra eller yıkanmalıdır.
Yüzün yıkanması; baş ağrılarının azalmasına, zindeliğe, sağlıklı ve güzel görünüme, baş bölgesinde kan dolaşımının düzenlenmesine katkıda bulunur. Dışa açık bir uzuv olması hasebiyle de kirlerden arındırılması tıbbî faydalar sağlar. Yüzle birlikte boynun yıkanması, beyni besleyen damarların uyarılması sebebiyle son derece faydalıdır.
Ayak temizliği
Ayak sağlığı için, temizlik kurallarının uygulanması önem taşır. Ayakların her gün yıkanması ve yıkandıktan sonra, özellikle parmak aralarının iyice kurulanması gerekir. Aksi halde nemli ortam, mantar enfeksiyonlarının gelişmesine sebep olur. Ayak tırnakları düzenli aralıklarla kesilmelidir. Parmak aralarının kuru kalabilmesi için ayakkabı sıkmamalı, çoraplar nem emici olmalıdır. Ayakkabının temizliği de çok önemlidir. Ayakları terleme eğiliminde olanların, ter ve kirleri ayakkabıya siner; ayak ve çorap temizlense bile ayakkabı giyilince hemen ayak kirlenir. Bundan dolayı ayak temizliği, çorap ve ayakkabı temizliği ile desteklenmelidir.
Tırnak temizliği
El ve ayak temizliğinin tamamlayıcısı tırnak temizliğidir. Tırnaklar düzenli aralıklarla kısa ve yuvarlak şekilde kesilmelidir. Ancak, tırnak batmasını önlemek için ayak tırnaklarının düz kesilmesi tavsiye edilir.
Tırnakların muhtemel birer mikrop yuvası olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Peygamberimiz (sas)’in bu hadisi şu hususa dikkat çekmektedir: “Ey Ali, uzayan tırnaklarını kes! Zira zararlı şeyler uzayan tırnaklar içinde barınır.” (Deylemî) bu hadisteki kastedilen zararlıların en azından bir kısmının mikrop olduğu bugün bilinmektedir. Pis tırnaklı bir elin; ağız, burun, göz ve temas edebileceği vücut kısımları düşünülürse, nasıl bir tehlike taşıdığı kolayca anlaşılabilir.
Tırnak kesme aralığı genellikle bir hafta olarak tavsiye edilir.
Ağız ve diş temizliği
Maalesef ülkemizde; yirmi yaşına gelen her yüz kişiden 89′unun dişleri çürük, okul çocuklarının % 67′si diş fırçası kullanmamakta ve yılda her 4 kişiye sadece bir diş fırçası düşmektedir.
Ağız ve diş sağlığının devam ettirilmesinde, hastalıklardan korunmada, en kolay ve ucuz metot diş fırçalamadır. Dişler, yemeklerden hemen sonra değil; ağzın asiditesinin normale dönmesi beklenerek (yemeklerden 1,5 saat sonra) fırçalanmalı ve çok az diş macunu kullanılmalıdır. Kullanılan fırçanın kılları bozulacağından üç ayda bir değiştirilmelidir. Fırçalama genellikle diş etinden dişe doğru olmalıdır.
Dişlerde çürük olmasa bile altı ayda bir dişlerin muayene ettirilmesi uygun olur. Şekerli ve karbonhidratlı besinlerin yenmesinden sonra, ağzın su ile çalkalanması veya biraz su içilmesi diş çürüklerinin oluşumunu azaltır.
Efendimiz (sas)’in, ağız ve diş sağlığı konusundaki hassasiyeti dikkat çekicidir. Efendimiz farz ve nafile namazlar dikkate alındığında, günde beş-on defa misvak kullanmayı tavsiye etmektedir. Kendileri farz namazlardan başka, kuşluk namazı kılar ve her namazdan evvel, namaza durmadan ve abdest alırken, mutlaka misvak kullanırdı.Efendimiz: “Eğer ümmetime zorluk vereceğinden çekinmeseydim, her namazın başında onlara misvak kullanmalarını emrederdim.” (Buharî, Cum’a-8; Müslim, Taharet-42), “Misvak kullanın, çünkü misvak ağzı temizler.” (Buharî, Savm-27) buyurmaktadır.
Göz, burun ve kulak temizliği
Gözlerin yıkanması göz damarlarına kuvvet verir, göz iltihaplarına meyli kırar, göz pınarlarında biriken kirleri temizler, göze kadar bulaşmış mikropları uzaklaştırır, görme keskinliğini artırır. Özellikle yorgun gözlerin soğuk su ile yıkanması dinlendiricidir.
Burun içini temizleme, havanın akciğerlere daha temiz gönderilmesine katkı yapar. Ayrıca nefes almayı kolaylaştırır, sinüslerin açılarak rahat boşalmasını sağlar. Hava ısıtıcı sistemin uyarılarak daha düzenli ve tesirli çalışmasına yardım eder. Kulak kepçesinin temizliğinde de benzeri mülâhazalar söz konusudur. Lakît İbn Sabira (ra) Peygamber (sas)’e: “Ey Allah’ın Resülü, bana abdesti anlat.” deyince, Nebî (sas): “Abdesti tam/güzel al, parmakların arasını hilâlle, oruçlu değilsen burnuna suyu iyice çek.” buyurmuştur. (Ebu Dâvud, Tahâret-55).
Abdest ve temizlik
Yukarıda kısaca temas edilen el-yüz, ağız-burun, göz, kulak, boyun, ayak temizliğine ek olarak ön kolu da ilâve eden ve gün içinde tekrarlanan bir temizlik ameliyesi de abdesttir. Hastalıkların çoğunun ağız ve burun yoluyla bulaştığı düşünülürse, koruyucu hekimlik adına abdestin yararlarına başkasını eklemeye gerek yoktur. Ayrıca abdest, son zamanlarda önem kazanan hidroterapi (su ile tedavi) unsurlarının çoğunu ihtiva eder.
Allah belli durumlarda Müslümanlara abdest ve boy abdesti almalarını emretmiştir: “Ey iman edenler! Namaza durmak istediğiniz zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başınızı meshedin ve ayaklarınızı da topuklara kadar yıkayın. Eğer cünüp iseniz tam temizlenin…” (Mâide, 6)
Saç-sakal temizliği
Saçların temizliği sağlığı etkiler. Çünkü bazı enfeksiyon âmilleri ve parazitler, kirli saçlara ve o bölgedeki deriye daha kolay yerleşir. Saçlı derinin dengesini bozup saçın aşırı yağlanmasına yol açabileceği için, saçların her gün, mümkün değilse günaşırı, en az haftada iki defa yıkanması gerekir. Saçlı deriyi ve kıl diplerini, yağlanmayı artıracağı için mekanik olarak aşırı uyarmaktan kaçınmalıdır. Saç, sakal, bıyık her zaman taranıp düzeltilmeli ve temiz tutulmalıdır.
Saçların boyanması veya saça kimyevî maddelerin uygulanması, saçın ve saçlı derinin sağlığını bozabileceği için, bu tip uygulamalardan kaçınmalıdır. Saçlı deride kan dolaşımının bozulmaması için, çok sıcak ve çok soğuk havalar dışında başın açık olması faydalıdır. Resûlullah (sas): “Kimin saçı varsa, ona ikram etsin!” (Ebû Dâvûd, Tereccül-3) buyurmaktadır.
Avret temizliği
Vücudun belli yerlerindeki kılların kesilip temizlenmesine de dikkat edilmelidir. Ter ve salgının yoğun olduğu bu bölgeler, mikropların üremesi için uygun yerlerdir. Efendimiz (sas)’in: “Sizden biriniz uyandığı zaman, elini yıkasın, çünkü ellerin nerede gecelediği bilinmez.” (Müslim, Taharet-87) beyânı bu konu ile doğrudan ilgilidir. İnsan uykuda iken hiç farkına varmadan elini mahrem bölgelerde dolaştırır, mikroplara bulaştırır, sonra da yıkamadan ağzına burnuna götürürse, neler olabileceği ancak bugün anlaşılabilmektedir.
Yüce Peygamberimiz (sas) buyurmuştur ki: “On şey fıtrattandır: Bıyığın kesilmesi, sakalın uzatılması, misvak kullanmak, burna su çekip temizlemek, ağzı su ile çalkalamak, tırnakları kesmek, parmak mafsallarını yıkamak, koltuk altı kıllarını kesmek, etek tıraşı olmak ve su ile tahâretlenmek.” (Müslim, Tahâret-56; Tirmizî, Edeb-14).
İhtiyaç giderildikten sonra yapılan temizlik (istincâ), Batı toplumlarında bu iş için geliştirilmiş özel kâğıtlarla (tuvalet kâğıdı) yapılmakta, su kullanılmamaktadır. Aynı kültürde, temizlenmesi gereken kasık bölgesi kıllarının kesilmediği de dikkate alındığında, kâğıtla yapılan temizliğin ne kadar sağlıklı olacağını anlamak için hijyen bilgisi gerekmez. Ülkemizde bilim adına yapılan bazı yayınlarda da büyük abdestten sonra yalnızca tuvalet kâğıdı ile temizlenmenin daha hijyenik olacağı şeklinde beyanlar görülmektedir. Kapaklı alafranga tuvaletlerin orijinalinde sifon dışında su bağlantısı yoktur. Ülkemizde de alafranga tuvaletler ilk kullanıldığı yıllarda böyle idi. Daha sonra ülkemizde bunlara su bağlantısı eklendi, bu şekilde kullanılmaya başlandı. Yine ülkemizde tuvalet kâğıdı, çoğunlukla su ile temizlendikten sonra, kurulanmak maksadıyla esaslı bir taharet için kullanılmaktadır. Avret mahalli hastalıklarının Batı toplumlarında bizimkinden daha fazla görülmesi bu temizlik anlayışının bir hikmetidir.
Taharetlenme, mümkün oldukça sol el ile ve bol suyla yapılmalı, gerektiğinde sabun da kullanılmalıdır.
Taharetlenmenin su ile yapılması, bez, taş ve kâğıtla yapılmasından daha sağlıklıdır. Kubâ halkı su ile taharetlendikleri için, Tevbe sûresinin 108. âyeti onlar hakkında nâzil olmuştur. Bu âyet (“Orada -maddî ve manevî pisliklerden- temizlenmeyi seven kimseler vardır. Allah, çok çok temizlenenleri sever.”) nazil olduğu vakit, Resûlullah (sas) : “Ey Ensar cemaati! Allah sizi temizlik hususunda övmektedir, bu övgüye sebep olan temizliğiniz nasıldır?” diye sordular. Onlar da: “Biz, namaz için abdest alırız, cünüplükten ötürü yıkanırız ve su ile taharetleniriz.” dediler. Peygamber (sas): “Övgü işte bunun için! O halde buna devam edin!” buyurdular. (İbn Mâce, Tahâret-28).
Hz. Âişe (r.anhâ), Peygamber (sas)’in hiçbir zaman su ile taharetlenmeden tuvaletten çıkmadığını bildirmiştir. İbn Ömer (ra) de: “Biz de bu şekilde yaptık ve bunun bir şifa ve temizlik vasıtası olduğunu gördük.” demiştir. (İbn Mâace, Tahâret-28)
Adet, loğusalık ve hamilelikte temizlik
Ergenlik döneminde oluşan değişiklikler sebebiyle, genç kızlar ve kadınlar bu konuda daha da özenli olmalı, bu mahallin temizliğini önden arkaya doğru yapmalıdırlar ki, idrar yolu enfeksiyorlarına yakalanmasınlar.
Kadınların bu gibi temizliklerinde sabun yerine, pH değeri nötr temizleyiciler kullanması tavsiye edilmelidir. Muayyen günlerinde söz konusu bölgenin kuru kalması, ıslanan pedlerin sık sık değiştirilerek mikrop üremesine fırsat vermemek gerekir. Sentetik iç çamaşır ve dar pantolonların giyilmesi de kadınlarda bu bölgede hastalık riskini artırmaktadır. Bu dönemlerde her gün duş yapılmasında fayda vardır. Oturma banyosu ve küvet kullanılmamalıdır.
Genç kızlara, adet gördüklerinde, kanamanın yayılmaması için emici özelliği olan pedler kullanmaları, ergenliğin ilk döneminde öğretilmelidir. İç çamaşıra yerleştirilecek sıhhî pedler en uygun koruyucudur. Bunlar günde en az dört kez değiştirilmelidir. Kanamanın daha fazla olduğu ilk birkaç günde pedleri daha sık değiştirmek gerekebilir. Sıhhî pedlerin değiştirilmesinin ihmal edilmesinin olumsuz sonuçlara yol açabileceği, ergene öğretilmelidir. Bu hususlar kadınlar için de geçerlidir. Kanama az da olsa, aynı pedi sekiz saatten fazla kullanmamak gerekir.
Derideki yağ ve ter bezlerinin aşırı çalışması, ayrıca üreme yolunda artmış salgılar sebebiyle gebeler, her gün yıkanabilir. Yıkanma, duş şeklinde olmalıdır. Hamilelikte duş almak, banyo teknesine su doldurarak yıkanmaktan daha güvenlidir. Su ılık olmalıdır. Hamama gitmek hamileler için tehlikeli olabilir. (Doç.Dr. Mesut MUTLU )
Formula1 Türkiye Kuralları
- Türk pilotlar araçlarının bagajlarında mangal bulunduramayacak.
- Araçların arkasında yazılı bulunan “Canısı, Var Ya, Deli Yürek, Bir Doyamadım Bir de Sabah Uykusuna, Günahkar Sokakların Tövbekar Çocuğu Muhittin O Şimdi Asker, Tertip Idris, Anan da sollardı” gibi ibareler acilen çıkartılacak.
- Pitstop anında (tamir bakım amaçlı kısa mola) teknik ekipten, “Usta gelmişken bir karbüratöre bakıver”, ya da Diferansiyelden ses geliyor, alt takımlara el atıver” gibi taleplerde bulunulmayacak.
- Ülkemize gelen hiçbir yabancı pilotun arabasına yaklaşıp, “Usta kaç yapıyo bu?”, “Bizim Almanya&rsquodaki kayınçoda bunun aynısından vardı”, Bunların ikinci elleri kaça gidiyo hoca” gibi sorular sorulmayacak.
- Start verildiği anda arkadan Daaaaat” diye kornayla uyarı yapılmayacak.
- Yarış sırasında yabancı pilotlarla çarpışmak suretiyle kaza yapan pilotlarımızın, “Trafik gelmeden yerinden kıpırdatmam arabayı”, ya da “Sana sanayiden tanıdık bi ustanın kartını vereyim, git ona yaptır, faturayı ben hallederim” gibi yaklaşımlar göstermelerine kati surette izin verilmeyecek.
- Yabancı sigara reklamlarıyla birlikte, milli menfaatler uyarınca, sigara ve içkilerin yanı sıra Vefa Bozacısı gibi reklamlar alınabilecek. Ancak, yarış sırasında kesinlikle çay sigara içilmeyecek.
- Cam silici çocuklar pistten uzak tutulacak.
- Yine startta bekleyen arabaların arasına, trafik tıkalı zanneden sucu, kağıt helvacı, simitçi gibi seyyar satıcıların girerek sürücülere satış yapması engellenecek.
- Piste kati surette hız engelleyici tümsek konmayacak.
- Pistin çevresinde büyük veya küçük baş hayvanların, sürücülerle virajı aldığında karşı karşıya gelmesine engel olunacak.
- Seyircilerin bir kaza anında piste fırlayıp, kazma, kürek ve levyelerle sürücüyü yaka paça arabadan çıkarmalarına engel olunacak.
- Pitstoplarda duran otomobillere kapkaççıların yaklaşmasına izin verilmeyecek.
- Starttan önce otomobillerin başında bekleyen Pit Bebeklerine “Yavrum hepsi senin mi?”, “Bebek akşam musun?” gibi tacizlerde bulunanlar kesin diskalifiye edilecek.
- Otopark mafyasının, pistin etrafındaki 10 kilometre çapındaki alana girmesine kolluk kuvvetleri engel olacak.
Türkiye’deki ölümlerin yüzde 43’ü kalpten
Kalp haftasında bir açıklama yapan Sağlık Bakanlığı, sigara, alkol kullanımı, yüksek tansiyon, bilinçsiz beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının kalp hastalıklarının bir numaralı sorumlusu olduğunu belirterek halkı uyardı.

Türkiye’de kalp damar hastalıkları, ölüm nedenleri içinde yüzde 43 oranıyla ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de 2 milyon kalp hastası olduğunu ve her yıl 130 kişinin hayatı kaybettiğini belirten Sağlık Bakanlığı Yetkilileri, ölümlerin önemli bir bölümünün 41 ile 58 yaş grubunda gerçekleştiğine dikkat çekti. Bakanlık, kalp damar hastalıklarından korunmak için fazla kiloların verilmesini, akdeniz diyetiyle beslenilmesini, haftada 4 kez yarım saat yürüyüş yapılmasını ve sigara içilmemesini tavsiye ediyor.
Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünden “Kalp Sağlığı Haftası” dolayısıyla yapılan açıklamada, Türkiye’de gerçekleşen tüm ölümlerin ilk sırasında, kalp- damar hastalıklarının yer aldığı bildirildi.
Koroner kalp hastalıkları için ana risk faktörlerinin, sigara, alkol kullanımı, yüksek tansiyon, bilinçsiz beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı olarak sıralandığı açıklamada, erken ölümlere yol açan, kişilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kronik hastalıklardan koruyucu önlemlerle korunulabileceği vurgulandı.
Açıklamada, dünyada her yıl yaklaşık 17 milyon kişinin kalp-damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğine, bu hastalıkların Türkiye için de en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğuna dikkat çekildi.
“KORONER KALP HASTALIKLARINDAN ÖLÜM İLK SIRADA”
Açıklamada, Türkiye’de yaklaşık 2 milyon koroner kalp hastası bulunduğu ve bu hastaların yılda 130 bininin hayatını kaybettiği ifade edilerek, “Hayvansal kaynaklı gıdaların yoğun olarak tüketimi, yemeklerin aşırı yağlı pişirilmesi, meyve ve sebze tüketiminin yeterli düzeyde olmaması ve fiziksel aktivitelerin yetersizliği, yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık ve diyabet, kalp, damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlerin başında yer alıyor” denildi.
Türkiye’de koroner kalp hastalıklarından ölüm oranının tüm ölümler içinde yüzde 43 oranıyla ilk sırada yer aldığı vurgulanan açıklamada, bu ölümlerin önemli bir bölümünün 41-58 yaş grubunda gerçekleştiği kaydedildi.
“SİGARA, KALP-DAMAR HASTALIKLARINA ZEMİN HAZIRLIYOR”Kalp-damar hastalıklarının yol açtığı ölümlerin önemli bir bölümünün, sigaraya bağlı nedenlerden gerçekleştiği belirtilen açıklamada, sigara dumanının içerdiği karbonmonoksidin kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açtığı ve atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olduğu bildirildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Sigara birçok hastalığa olduğu gibi, kalp-damar hastalıklarına da zemin hazırlar ve ölümlere yol açar. Koroner kalp hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adım, sigara ve dumanından uzak durmaktır. Kalp-damar hastalıklarının oluşumunu önlemek için ayrıca, beslenmede doymuş yağ oranının azaltılması, tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren yağların oranının artırılması, besinler yoluyla alınan kolesterole dikkat edilmesi, posa içeren yiyecekler ile meyve-sebze tüketiminin artırılması, şeker ve tuzun alt düzeyde tüketilmesi gerekiyor. Koroner kalp hastalıklarından korunmak için, vücut ağırlığı kontrol altında tutulmalı, beslenmeye özen gösterilmeli, stres azaltılmalı, alkol ve sigaradan, oksijensiz ortamlardan uzak durulmalı, spor yapılmalı ve haftada üç dört kez yarım saat yürüyüş yapılmalı.”
BELİRTİLER NELER?
Açıklamada, kalp-damar hastalıklarının önemli belirtilerine de yer verildi. Buna göre, göğüste sıkışma ve baskı, kola, boyuna veya çeneye doğru yayılan ağrı hissedenlerle, bacaklarında özellikle de ayak bileklerinde şişme olan, az miktarda hareketle nefes darlığı çeken, çabuk yorulan, soğuk terleme ve çarpıntı şikayetleri olan kişilerin sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekiyor.
Mezar taşlarından alıntılar
Mezar taşlarından alıntılar Delil yetersizliğinden beraat etti. Kalp yetersizliğinden gitti. Karnında fazla su vardı, adalelerinde kireçlenme, böbreklerinde kum, kanında da demir fazlalığı. Beton gibiydi, ama öldü. Artık karısı geceleri nerede olduğunu biliyor. (Çapkın bir adamın mezar taşı)
Allah taksitlerini affetsin. (Memurun mezar taşı)
Sevgili doktorum seni ikinci yaşamda dört gözle bekliyorum. (Doktor hatasından ölen hastanın mezar taşı)
Bu onun ikinci ölümü birincisi onun evlendiği gündü. (Mutsuz bir kocanın mezar taşı)
Hiç istemediği bir deplasmana gitti. (Futbolcunun mezar taşı)
Kişi başına düşen milli gelir artsın diye yaşamına son verdi. (Vatansever bir vatandaşın mezar taşı)
Kim demiş kırmızı ışıkta geçilmez diye? Rahmetli geçerdi.. Rahmetli kayıkçıydı. Son yolculuğunu imamın kayığıyla yaptı. “Atın ölümü arpadan olsun” derdi. Bira içerken öldü. Kansız herifin biriydi. Kan kaybından gitti.